ASİCE...!!!!
Bu bir asinin bloğudur.. ve ziyaret ettiğinize göre sizdede biraz asilik var demektir...! Hoşgeldiniz de sefalar getirdiniz de iyi b.k yediniz di mi
17 Eylül 2011 Cumartesi
bensenlede sen bir başkasıyla...
boşver biz seninle sevgili olmayalım, sinemaya gidelim, maça gidip küfür edip kendimmizden geçelim, uçurtma uçuralım, yağmurda bisiklet sürelim sırılsıklam ıslanıp çamura bulanalım,seninle saatlerce sadece sevişelim dudaklarım dudaklarından ellerin bedenimden ayrılmasın, sıcaklığımızı hissedelim gecenin ıssızlığında,biz seninle hayata dair herşeyi paylaşalım,bunları derken bu demek değil benim için anlamın yok yada bu demek olmasın senin içinde anlamım yok... aslında biliyormusun küçüğüm ben bunları sadece sanırım düşündüm kelimelere döktüm aslında kalben böyle değil bunlar biz seninle aşık olamazsakta ben seninle aşığım galiba... yıllara nasıl meydan okuyabilirim bilemiyorum benden çok küçüksün çok tatlısın ve ben sana bitiyorum gözlerin gözlerime değdiği anda gözlerinin içinde eriyip gidiyorum... sanırım sen benle olamayacak kadar uzak,kalbin bir başkasına bana olamayacak kadar yakın... nalet olsun ben sana çok yakın aşk kuşanmaya başladım bile....yine yine her zamanki gibi yüreğim bir olmaza düştü..
28 Ağustos 2011 Pazar
içsel bıdı bıdılarım
Sustum haykıran yüreğime rağmen susarak bekliyorum cümlelerim ağlarken...
sensiz geçen ayaz gecelerimde senli gecelerimi yakarak ısınıyorum
ve yüreğim dipsiz karanlığın ortasında yalın ayak ve çırıl çıplak işte ben yanlızlıktan korkan bir paronayak.....!!!!
kelimelerim gidenlerin ellerinde yitti ve ben her defasında son öpüşmelerin son nefesinde yitip yitip tükendim.
tuttuğum dilekler karanlıklarda ölüp gittiler oysaki tek dostum gecenin karanlığı idi...
yağmur bile göz yaşlarım kadar yıkayamaz bu şehri....
umutlarım,düşlerim param parça... benliğimse kanrevan içinde ve beynim ölümü düşlerken hoşçakalın demeye ramakta....
yağmurdan sonra kokan toprak gibidir ağlamaktan sonraki huzur...!
Sensizliği anlatacak kelimelerim üşüdü tüm satırlarda sanırım bu kadar yoksun hayatımda. . .
Silüetine sığındı yüreğim bukadarı ile yetinmek düştü payıma. . .
ben kendi dünyamın tek kahramanıyım birde prenslerim oluyor arada onlarda benim yüceltmelerimle bir bok oluyor işte
sen konuş yeterki ben susarım... seni dinlemek kelimelerinde kendimi aramak demek...
hiç bir sevda tutmaz yerini BEŞİKTAŞım hasretinle ölmekteyim...
tek odalı şatomdur içsel dünyam...!
Hadi karanlığa en ulaşılması zor düşlerimizi yazalım olmazmı..
başka bir bedendenin tuzunda göz yaşlarına boğulmakmı hayat...
sabahın ilk ışığıyla seni düşleyip gözlerimi kapıyorum yeni bir güne sensiz ama senleymiş gibi başlayacağım bugünde.
ben sende kaybettim kendimi... sen gittin ben bittim ay ışığıdır tek tanığım....
''usulca sana sokulup üşüyen ruhumu ısıtmak istiyorum''...!!!
gecenin dipsizliğinde çırılçıplak yanlızlığım ,teslim olmakta direnmeden tüm benliğim...!
13 Ağustos 2011 Cumartesi
108 yıllık çınarın dallarını kırmakta birileri...
En mutlu olduğumuz yerdi.. sabırsızlıkla beklediğimiz en ve değerli tek günümüzde o gün olurdu.. sıcak,soğuk,yağmur çamur demeden iç içe ayrım yapmaksızın olduğumuz anlarda o anlardı.. evet o yerin adı Şeref Beydi..kimliğin,dilin,ırkın,rengin,bedenin tekleştiği yerdi orası...belkide sistemin, iradenin korkusuda buydu.. binlerce kişi sorgusuz sualsiz tek bir bedende bir olabiliyorlardı.. işte bu korkutucu ve yönetim adına tehlike arz etmekte. zira insanların bir araya gelip topluca sosyal bir faliyette olması her daim ülke yönetimlerinin gözünü korkutmuştur.. heleki insan olmanın bir bütünlüğünün yaşandığı yer olunca stadlar dahada tehlike arz eder,çünkü sorma,sorgulama,düşünme, gidişatı,peşkeş çekilmeye karşı sessiz kalmama söz konusuydu...ve buna en büyük darbeyi kapitalizmin bir ayağı olan endüstriyelleşmeyi spor zincirlerine getirmekti ve onu kısa zamanda başardılar.. bakın aşık olduğum renklerin tribünlerine ne kadar başarılı olduğunu göreceksiniz... şimdide bir yasa ile insanları susturmaya yönelik kanunlar ve o insanları yönetip,yönlendirip kişisizleştirmeye başlamak adına cezalar,uygulamalar getirmekteler.. zira kulüp yönetimide boş durmamış devlet yönetimlerine yardakçılık yapmaktadır..ülkemi en çok satanların başında gelen akp zihniyetinin en büyük yardakçılığını klübümüz adına y.demirören yapmıştır.. Taraftar profilini seyirci profiline sokmanın ilk adımlarını mabede giriş anahtarlarına her daim agari ücretini bile aşan zamlar yapmakla başlamıştır.. sonra (hep şikayet ettiği forma satılmıyor-taraftar forma almıyor) ürünlere hem boktan tasarımlar hemde satış politikası sürekli artışlarla belirlenen formalara zam yaparak... tribünün büyüklerini kendi içinde pasifize ederek... öyleki bu tribün birileri tarafından kalbi olan kapalıda büyüklerimiz saldıraya uğramış ama kimse devamında sorgulamamış susmuş-susturulmuştur...Kulübün özkaynaklarından devamlı yemesi, yanlış transferlerin bedelinin Taraftara ödetilmeye çalışılması,gençlerimizin kulübümüzde değerlendirilmeyip satılması,fonlara peşkeş çekilmesi, kulübü yönetmekten aciz adamın cebini doldurmasına ve koca 108 yıllık bir çınarı bu şahsa borçlu kılınmasına göz yummak üstüne tribünlerin kalbi olan kapalıda ''2 kupayı unutma vefasızlık yapma'' diye yardakçı şeklinde pankart açılması bizimde renkli tribünlerden farkımızın kalmadığını ve ne kadar tükenmiş taraftar- tribün olduğumuzun göstergesi değilmidir? hele birde kalemlerimiz var.. sanatçılarımız var her platformda yüz gösteren hani o HALKIN TAKIMI BEŞİKTAŞlılıklarıyla övünenler onlar ne yapmakta? onlarda değilmiydi yıldızlar geldiğinde koşa koşa imza gününe gidenler. yazık be içten içe küflenmişiz yokmu hiç kimse durun ulan 108 yıllık çınar sizin babanızın malımı yok ediyorsunuz liğme liğme dallarını kırıyorsunuz diyecek? içim acıyor benim gibi düşünenlerin çoğu artık mutlu oldukları tek şeyden mahrumlar..hep oraya gidebilmenin hayalini kuran bir çoğunluğun maç başına belirlenenen uçuk fiyatlardan çocuğunun elinden,sevgilisini,eşini çok sevdiği mabedine götürememenin acısını hep yaşamaya mahkum olacaklar..ve bizler bu gidişata dur demiyeceğiz ülkemin gidişatına dur diyemediğimiz gibi.. yazık ...yazık....
10 Ağustos 2011 Çarşamba
karalamaca
önsözü olmayan bir kitaptır HAYAT.
ayazlı gecenin hüzünbaz saatlerinde pusatsız bir gemidir şimdi yüreğim...
13 Temmuz 2011 Çarşamba
BEŞİKTAŞ'ı küme düşürmeyen ŞİKE yapanlar kadar şerefsizdir o kadar...!!!!
bizler ki hayatı simsiyah yaşayanlarız bu ülkenin.. az maaş çok dert keder tasayla tutunmaktayız bir yerlerden. hayati koşuşturmaların eşiğinde bir sevda düşmüş yüreğimize.. öyle bir sevdaki bir insanın insana yaşatacağının da ilerisinde bir şey.. isim koymak çok zor zira isimsiz bir sevda.. kimilerine kara sevda kimilerine kışın ardı sıra gelmiş öleceğini bile bile güneşe sevdalanmış kardelen misali... yoktu bunun bir tarifi.. bu sevda öyle şeyler beslemişki yüreklerde sağı,solu,dincisi,dinsizi bir bedende can bulmuş... tek kalp,tek nefes olmuşlar.. kar kış,yağmur çamur demeden omuz omuza sıklaştırmışlar sevdalarını...umutlar yeşertmişler bu sevdaya kurşun sıkmaya kalkanlara.. zamanla yitmeye başlamış paranın şerefsizliğinin yanında.. direnenler organ nakil edercesine alınmaya başlanmış.. yavaş yavaş yasaklar konulmuş bu sevda diyarına.. geçmişlerinden gelen BEMBEYAZ bayrak paranın kölesi olmuşların elinde lekelenmeye başlanmış.. en çokta omuz omuza oldukları satmış o sevdayı... yıldızsız sevdamı olur dercesine başka diyarlarda sönmeye başlayanları bu sevda diyarında yüceltmişler.. ama o sevdanın çocuklarına kucak açmaktan aciz kalmışlar... ve gel zaman git zaman o sevda diyarı bir şekilde birilerinin parasına para kattığı bir meydan olmuş ve birileri buna hep çanak tutmuşlar... herkes kendi içlerinde çatışırken asıl sevdalılar sevdalarından kanser verem olacakcasına hayatlarından vaz geçmişler... ulan ne sevdaymış o diyar SİYAH & BEYAZ diyar.... birileri bu diyara kazık çakmak için tüm ŞEREFli duruşun aqtur...!oysaki ben ve benim gibiler o renkler o arma o sevda o aşk adı konulamayacak hisler için feda ettik edeceğiz etmeye hazırken sizler karalamak umutlarımızı yıkmak için çırpındınız şakşaklarınızla.. yapılırmı ulan yapılırmı bize.. ben kombine alamayacağımın derdiyle param parça olmuşken yüreğim hakmıdır ulan bu yaptığınız...! sizler kimsiniz BEŞİKTAŞI ŞİKELERE, BEŞİKTAŞIN HİSSELERİNİ SATMAYA, BEŞİKTAŞIN ALT BRANŞLARINI UMURSAMAYAN GELİR AYIRMAYAN NESİNİZ ULAN NEEEE BU RENKLERE BU SEVDAYA ÇIKARSIZCA DEĞİL KUPALAR ŞAMPİYONLUKLAR YETERKİ ŞEREFİYLE OYNASINLARDA BİZ ONLARLA O ANI YAŞAYALIMDA YETER DİYEN BU TARAFTARA BU SİYAHIN ZİNDANINI MÜSTAHAK GÖRÜRSSÜNÜZ... SİZ KİMSİNİZ ULAN KİM...!!! BEŞİKTAŞ İSMİ ŞAYET GERÇEKTEN ŞİKE İLE KARIŞTIRILDIĞI KANISI %1 ORANLA METRİSLE KANITLIYORSA TÜRKİYENİN HİÇ BİR ZAMAN İDEAL OLMAYAN BUY ADALETİ O ZAMAN KÜME DÜŞÜRÜN ULAN DÜŞÜRMEYENDE EN AZ ŞİKE YAPAN KADAR ŞEREFSİZDİR ULAN...!!! DÜŞÜRÜN DÜŞÜRÜN BİZİ ŞEREFLİ 2.LİKLERİMİZLE ÖVÜNMEYE DEVAM EDELİM... AMA DÜŞÜRÜRKENDE GEÇMİŞTE BİZDEN ÇALINAN HAKLARIMIZIDA BİZE İADE EDİN...EĞER TEMİZLİK OPERASYONU İSE 92-93'ün hesabını da sorun...!'!!!!
yinede yinede hep söyleyeciğim son nefesime kadar EN KÖTÜ GÜN BUGÜNSE BUGÜNDE BEŞİKTAŞ ULAN...!!! KİŞİLERİN DEĞİL RENKLERİN ARMANIN SEVDALISIYIZ BİZ O KADAR.. HERŞEYE İNAT HAYATA DAİR TEK UMUDUMSUN BEŞİKTAŞ...!!!!
2 Temmuz 2011 Cumartesi
içsel işte dırdırım...
gecenin koynunda çırılçıplak yanlızlığım, teslim olmakta direnmeden tüm
benliğim...!
özgürlük yanlızlık getiriyor ardı sıra bende tutsak düşüyorum ıssız sırdaş gecelerime
BEŞİKTAŞı sever gibi senide sevmek isterdim sevgili....
artık uyumak istiyor gözlerim ve kipriklerimde asılı kalır düşlerim....
ruhumun derinliklerinde ölmekte tüm düşlerim... sadece elini yüreğime koy bak nasılda yaşatacak düşlerimi...
ufacık bir dileğim vardı bugün için ama onu bile bana fazla gördün dilek taşı...!!!
tüm hayallerim sigara dumanının varlığı kadar sürdü yine ...
ve Tanrı savurur cennetine Ruhum'u, geriye şarap testisinde asılı kalır düşlerim...!
haydi hayat ben tüm benliğimi düşüncelerimle uykuya yatırıyorum sende başka yerlerde başka hayatların içene etmeye devam et...
Bazılarını trafikte,bazıları kör kurşunla,bazıları faili meçhulle, bazıları alevler içerisinde hayata göz yumar bu ülkede..sivas unutulmadı!
gül savruldu, sözlerin,gülüşün kaldı, büyüdü dahada çok sevgin...unutulmayacaksın deli hatunum eskişehir sokakları sensiz hüzün kokuyor...!!(goncaya)
önce çocukluğum,derken gençliğim,dostum ve sonra hayata dair tüm düşlerim öldüler bazen apansızca bazen yavaş yavaş ben kendimden yittikçe
Artık ne bir plan program nede bir amaç.sevdiğim şeyleri yaşamaya çalışacağm ölüm her an kapıyı çaldığında yapmadıklarıma üzülmemek adına..!
Ölümler Ayrılık Getirir Beraberinde Oysa Sen Bİzden Hiç Ayrılmadın cankız Gogo...!!!
ölüme sevdalanılırmı hiç? bilmem.. neden o zaman tüm düşlerim ölüme mahkum oluyor.. peki neden tüm düşüncelerim ölümü anıyor..
sevdiklerimizi kazılan mezara yatırıp üsütüne yorgan diye kara toprağı örtüp ardından hoşçakal dostum demek mi yani HAYAT...!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)