ASİCE...!!!!
Bu bir asinin bloğudur.. ve ziyaret ettiğinize göre sizdede biraz asilik var demektir...! Hoşgeldiniz de sefalar getirdiniz de iyi b.k yediniz di mi
20 Kasım 2011 Pazar
4 Ekim 2011 Salı
taassah olmuş kafayla ne yazdıysam artık :)
kötülüklerin anası alkolle sevişiyor yanlızlığım soğuk ızsız gecelerde
ve ben aşığım bir salağa ondan uzak durmamı isteyen bir salağa.. ve sevdalıyım SİYAH&BEYAZ renklere.. veee çalışıyorum it gibi 12 saat. ve ve ve ve işte zamanım saniyelerle yok olmakta... ve bir bakmışsın varken bir bakacaksınki yoksun... boyun kadar kazılmış bir çukur bembeyaz bir bez parçasına sarılmış çıplak bedenin bir anda yutarsın toprağın toz dumanını üzerine üzerine atıldıkça unutulursun aslında o anda bir çok sevdiğince... bir anda toprak ananın rahminde yok oluşa yolculuğa çıkarsın bir bilinmezlikte.. artık ne dost eli ne bir tanıdık sima.. herşey bilinmezlikte yitirir tüm düşüncelerini ve sen o andan itibaren öldüğünü anlarsın... işte ben bu aralar bok gibiyim yaşıyorla ölmek arasında.. bir bilinmez denkelmin bile aq...
bunları düşünürken bile yitirmekteyim kendimi.. ben hergün gördüğüm yada göreceğim seni bedenimde barındıramazken bencilce isyan etmekteyim başkalarının toprağa verdiği sevdalarını unutarak..ama napayım arkadaş yanlızlığımı bir bedende köretmek zorundayım yoksa harbi öldürecek bu yanlızlık beni....
...........ey sen adamım hani o hücrelerime kadar işlettiğim sen seni hep ayrı tenlerde buldum tek bir vücudta asla parçaların birleşmedi.. düşlediğim sen her defasında düşlerimde param parça oldun artık hiç bulamayacağım oldun...
senin yokluğundandır anne eksik kadınlığım..!
bir anne istiyorum özlemlerimde düşlediğim bir anne, sadece bana sarılsın gözlerimdeki yaşları sevgi sözcükleriyle değil ellerindeki merhametle silsin.. bir anne istiyorum göğsüne bastırdığında tüm şefkatini ruhumda hissedeyim.. bir anne istiyorum en mutlu günümden en umutsuz anlarımda sadece o olsun yanımda... ama hepsi düş sadece bir düş, benim hiç bir zaman annem olmadı olmayacakta..hep yokluğunda eksik kaldı kadınlığım vede kalacak, keşkeleriminde,gözlerimdeki göz yaşlarımında tek sebebidir yokluğun.. keşke ölmüş olsada mezarına bir demet karanfil götürüp mezar taşına sarılıp göz yaşlarımla toprağını sulayabileydim dediğimde sen...ben sadece düşleriyle yaşayayıp mutlu olan kendi dünyası dışında senin eksiliğinin verdiği sevgisizlikle hep hüsran yaşayan bir kadın oldum diğer insanların hayatında...yüreğimin en ücra köşesindesin bilesin.. bir tek adımına milyon kere kurban olurdu bu can, artık beş para etmeyenlere kurban veriyor oldu bu can.. senin yokluğunla yitirilmiş bir çocukluk, hiç yaşanamamış bir gençlik aldı başını yaş oldu otuz ömrüm sensiz bir hiç oldu.. o sana olan sevgi açlığımı çevremdekilerle yitirmeye çalışırken kadınların kazığına erkeklerinde sadece bacak arasına olan arkadaşlık vede dostluğundan pek birşey görmedim.senin yokluğundur beni insanlara yenik düşüren... .senin yokluğun hep eksik bir kadınlık yarattı bende.. şimdi ortasındayım ne bir kadın gibi endamlı alımlı olabildim nede cinsiyetinden vazgeçebilecek. kadar cesur. ama biliyormusun tüm sevgisizliğe rağmen tüm kazıklara rağmen yanlız kalamadım yanlızlığımı içimde yaşadım kalabalıklarda ama yinede insansız kalamadım.. senin gibi vazgeçemedim .. senin yokluğunun bende bıraktığı en büyük eziklik gerçek bir annenin dokunuşu, öpüşü, o kokusu gerçekten nasıl birşeydii onu hiç bir zaman bilemiceğim işte bu eksiklik siktim sene giderilmeyecek ...!biliyormusun diyeceğim ama bilemeyecek kadar ya çok cahilsin yada işin kolayına geçmişi bahane edip keşke doğmamış olsaydı diyerek benden vazgeçebiliyorsun... oysa ne anneler görüyoruz değilmi kerhaneden kızını arayan, sokaklarda 3-5 kuruşa bedenini satanlar, falanlar filanlar.. peki benim eksikliğim nedir anlamıyorum.. bu kadar kolaymı vazgeçmek yada sebebi çocukken babamı sana karşı savunmam bahane edilebilirmi hayatından tamamen çıkarmana... nasıl bir yaratıksın diyeceğim ama diyemiyorum çünkü senin kızınım sana benziyorum bende düşünmeden senin yaşaqttığın eksikliği ona yaşatmamak adına gözlerimdeki yaşlarla ölüme uğurlarken küçücük parçamı senin gibi olmadığıma inanarak acımı hafiflettim,işte sana benzer yanım, tek farkla sen yaşarken ölmeme sebep oldun ben ise onun küçücük bir parçadan öteye geçmeden ölmesine ..!!!hep eksik kaldı kadınlığım,bir erkeğin kollarında hiç bir zaman o tutkuyu yaşayamadım yaşayamayacağımda.. tiksindim o kadınlık denen kisveden sebebi sensin duymasanda bilmesende bu duygularımı ben yinede dillendiriyorum işte...sakın senin gibi olduğumu sanma, ben tüm şerefsizliklere inat hem onurlu hem direnen hemde hala insanı sevebilen biriyim,sıcacık bir kalbim varmış ben demiyorum insanların fikri bu.. peki ya sen herkesin senden bana neden söz etmediği aşikardır...!soğuk nevale ...!!! gayriii sana hayatında mutluluk, zira mutlusundurda ben eksikliğimle bu kalleş hayatı yaşarken..hesabım sizlerle mahşere kalsın demek en arebesk söz kalsada öyle olsun...
kadınlığımın en eksik kalmasının katilisin bunu hiç unutma...!!! sakın bana muhtaçta kalma...!!! tek kızın olmam bile sanırım yaşadıklarımızı asla düzeltmeyecektir..!!!
kadınlığımın en eksik kalmasının katilisin bunu hiç unutma...!!! sakın bana muhtaçta kalma...!!! tek kızın olmam bile sanırım yaşadıklarımızı asla düzeltmeyecektir..!!!
17 Eylül 2011 Cumartesi
bensenlede sen bir başkasıyla...
boşver biz seninle sevgili olmayalım, sinemaya gidelim, maça gidip küfür edip kendimmizden geçelim, uçurtma uçuralım, yağmurda bisiklet sürelim sırılsıklam ıslanıp çamura bulanalım,seninle saatlerce sadece sevişelim dudaklarım dudaklarından ellerin bedenimden ayrılmasın, sıcaklığımızı hissedelim gecenin ıssızlığında,biz seninle hayata dair herşeyi paylaşalım,bunları derken bu demek değil benim için anlamın yok yada bu demek olmasın senin içinde anlamım yok... aslında biliyormusun küçüğüm ben bunları sadece sanırım düşündüm kelimelere döktüm aslında kalben böyle değil bunlar biz seninle aşık olamazsakta ben seninle aşığım galiba... yıllara nasıl meydan okuyabilirim bilemiyorum benden çok küçüksün çok tatlısın ve ben sana bitiyorum gözlerin gözlerime değdiği anda gözlerinin içinde eriyip gidiyorum... sanırım sen benle olamayacak kadar uzak,kalbin bir başkasına bana olamayacak kadar yakın... nalet olsun ben sana çok yakın aşk kuşanmaya başladım bile....yine yine her zamanki gibi yüreğim bir olmaza düştü..
28 Ağustos 2011 Pazar
içsel bıdı bıdılarım
Sustum haykıran yüreğime rağmen susarak bekliyorum cümlelerim ağlarken...
sensiz geçen ayaz gecelerimde senli gecelerimi yakarak ısınıyorum
ve yüreğim dipsiz karanlığın ortasında yalın ayak ve çırıl çıplak işte ben yanlızlıktan korkan bir paronayak.....!!!!
kelimelerim gidenlerin ellerinde yitti ve ben her defasında son öpüşmelerin son nefesinde yitip yitip tükendim.
tuttuğum dilekler karanlıklarda ölüp gittiler oysaki tek dostum gecenin karanlığı idi...
yağmur bile göz yaşlarım kadar yıkayamaz bu şehri....
umutlarım,düşlerim param parça... benliğimse kanrevan içinde ve beynim ölümü düşlerken hoşçakalın demeye ramakta....
yağmurdan sonra kokan toprak gibidir ağlamaktan sonraki huzur...!
Sensizliği anlatacak kelimelerim üşüdü tüm satırlarda sanırım bu kadar yoksun hayatımda. . .
Silüetine sığındı yüreğim bukadarı ile yetinmek düştü payıma. . .
ben kendi dünyamın tek kahramanıyım birde prenslerim oluyor arada onlarda benim yüceltmelerimle bir bok oluyor işte
sen konuş yeterki ben susarım... seni dinlemek kelimelerinde kendimi aramak demek...
hiç bir sevda tutmaz yerini BEŞİKTAŞım hasretinle ölmekteyim...
tek odalı şatomdur içsel dünyam...!
Hadi karanlığa en ulaşılması zor düşlerimizi yazalım olmazmı..
başka bir bedendenin tuzunda göz yaşlarına boğulmakmı hayat...
sabahın ilk ışığıyla seni düşleyip gözlerimi kapıyorum yeni bir güne sensiz ama senleymiş gibi başlayacağım bugünde.
ben sende kaybettim kendimi... sen gittin ben bittim ay ışığıdır tek tanığım....
''usulca sana sokulup üşüyen ruhumu ısıtmak istiyorum''...!!!
gecenin dipsizliğinde çırılçıplak yanlızlığım ,teslim olmakta direnmeden tüm benliğim...!
13 Ağustos 2011 Cumartesi
108 yıllık çınarın dallarını kırmakta birileri...
En mutlu olduğumuz yerdi.. sabırsızlıkla beklediğimiz en ve değerli tek günümüzde o gün olurdu.. sıcak,soğuk,yağmur çamur demeden iç içe ayrım yapmaksızın olduğumuz anlarda o anlardı.. evet o yerin adı Şeref Beydi..kimliğin,dilin,ırkın,rengin,bedenin tekleştiği yerdi orası...belkide sistemin, iradenin korkusuda buydu.. binlerce kişi sorgusuz sualsiz tek bir bedende bir olabiliyorlardı.. işte bu korkutucu ve yönetim adına tehlike arz etmekte. zira insanların bir araya gelip topluca sosyal bir faliyette olması her daim ülke yönetimlerinin gözünü korkutmuştur.. heleki insan olmanın bir bütünlüğünün yaşandığı yer olunca stadlar dahada tehlike arz eder,çünkü sorma,sorgulama,düşünme, gidişatı,peşkeş çekilmeye karşı sessiz kalmama söz konusuydu...ve buna en büyük darbeyi kapitalizmin bir ayağı olan endüstriyelleşmeyi spor zincirlerine getirmekti ve onu kısa zamanda başardılar.. bakın aşık olduğum renklerin tribünlerine ne kadar başarılı olduğunu göreceksiniz... şimdide bir yasa ile insanları susturmaya yönelik kanunlar ve o insanları yönetip,yönlendirip kişisizleştirmeye başlamak adına cezalar,uygulamalar getirmekteler.. zira kulüp yönetimide boş durmamış devlet yönetimlerine yardakçılık yapmaktadır..ülkemi en çok satanların başında gelen akp zihniyetinin en büyük yardakçılığını klübümüz adına y.demirören yapmıştır.. Taraftar profilini seyirci profiline sokmanın ilk adımlarını mabede giriş anahtarlarına her daim agari ücretini bile aşan zamlar yapmakla başlamıştır.. sonra (hep şikayet ettiği forma satılmıyor-taraftar forma almıyor) ürünlere hem boktan tasarımlar hemde satış politikası sürekli artışlarla belirlenen formalara zam yaparak... tribünün büyüklerini kendi içinde pasifize ederek... öyleki bu tribün birileri tarafından kalbi olan kapalıda büyüklerimiz saldıraya uğramış ama kimse devamında sorgulamamış susmuş-susturulmuştur...Kulübün özkaynaklarından devamlı yemesi, yanlış transferlerin bedelinin Taraftara ödetilmeye çalışılması,gençlerimizin kulübümüzde değerlendirilmeyip satılması,fonlara peşkeş çekilmesi, kulübü yönetmekten aciz adamın cebini doldurmasına ve koca 108 yıllık bir çınarı bu şahsa borçlu kılınmasına göz yummak üstüne tribünlerin kalbi olan kapalıda ''2 kupayı unutma vefasızlık yapma'' diye yardakçı şeklinde pankart açılması bizimde renkli tribünlerden farkımızın kalmadığını ve ne kadar tükenmiş taraftar- tribün olduğumuzun göstergesi değilmidir? hele birde kalemlerimiz var.. sanatçılarımız var her platformda yüz gösteren hani o HALKIN TAKIMI BEŞİKTAŞlılıklarıyla övünenler onlar ne yapmakta? onlarda değilmiydi yıldızlar geldiğinde koşa koşa imza gününe gidenler. yazık be içten içe küflenmişiz yokmu hiç kimse durun ulan 108 yıllık çınar sizin babanızın malımı yok ediyorsunuz liğme liğme dallarını kırıyorsunuz diyecek? içim acıyor benim gibi düşünenlerin çoğu artık mutlu oldukları tek şeyden mahrumlar..hep oraya gidebilmenin hayalini kuran bir çoğunluğun maç başına belirlenenen uçuk fiyatlardan çocuğunun elinden,sevgilisini,eşini çok sevdiği mabedine götürememenin acısını hep yaşamaya mahkum olacaklar..ve bizler bu gidişata dur demiyeceğiz ülkemin gidişatına dur diyemediğimiz gibi.. yazık ...yazık....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)